5 Ocak 2012 Perşembe

Barınaktan Çıkış....

Tabi bu arada diğer yavrucuklar içinde baya üzüldüm barınakları gezmek barınaktan bir köpek sahiplenen biri için oldukça zor. Barınakların durumu içler acısıysa üstüne daha da zor. Hemen internet'te başımdan geçen olayı anlatan bir yazı yazdığımda sağolsun bazı derneklerden insanlar aradılar. Dikili barınağında veteriner bile yok bu arada, sadece belediyenin köy hizmetlerinde ağıl hayvanlarına bakan birini görevlendirmişler tabi bu belediyecilik problemi, kırsal kesim belediyelerinde nasıl olmazda veteriner olmaz...Hayvancılık nasıl yapılacak bu memlekette sorarım.Üstelik yıl 2011 ayıp denir. Yuh denir meğersem acil veterinerlik durumu olanları gönüllü kişiler ve dernekler tarafından hallediliyormuş. Buda büyük bi başarı gerçi derneklere ve o gönüllülere teşekkürler. Açık yarası olan köpek sürünün içine salınmaz diye biliyorum ama orda durum öyle değil.Kavga çıkabilecek yetişkin grubun içersine sakatlanmış bir hayvanı açık yarası ile salamazsınız.
Kime anlatıyorsun tabi bir de orası var. Karşında muhatap bulmak zor belediyenin içi tıkır tıkır boş , dolu olsa ne olur? muhatap buluyorsun ama o da boş... Sabahları ancak  öğlene kadar orada bir görevli bulunduğunu yemek ve su ihtiyaçlarını giderdiklerini öğrenebildim. Neresinden bakın hayvanlık , bile hayvana yaptırılmıyor işte. O kadar çok  gereksiz tartışma yaşadıktan sonra izmir'e işlerimi halletmeye gitmem gerekiyordu, mecburen olayı kapatıp izmire gittim  işlerimi halledip bir an önce geri dönmek için sabırsızlanıyordum biliyorum ki daisy beni gördü tanıdı artık sabretmesi dahada zor...Ve sabırsızlıkla beklediğimiz gün!!!! Sabaha kadar uyumayıp yollara koyuldum , malum görevli arkadaş belli zaman dilimlerinde orada oluyor bu yüzden kaçırmamak gerek.Barınak'a gelmeden son virajı döner dönmez kulaklarını dikmiş bana bakışını görebiliyordum.Beklediğim gibi emin olduğum haliyle bana bakıyor yolumu bekliyordu. Tabi size anlatabilmem için oraya benimle gelmenizi sağlamam gerek fakat bu mümkün değil.Sadece bunu içinize akan bakışları ve gözlerini bir an bile kaçırmayan bir yüzü gördüyseniz anlayabilirsiniz. Sanki bütün ruhunuza bakar karşınızdaki hani konuşmasada ne söyleyecekse söylemeden anlayacakmışsınız gibi gelir ya işte öyle. Sessizce söylediklerini siz çığlıklar şeklinde duyuyorsunuz.Geç kaldın ama umrumda değil hala seni bekliyorum der gibiydi hiç vazgeçmedim der gibiydi.O kadar korkmuş ve heyecanlanmıştı ki padog tan çıktığında nereye gideceğini bilmediği belliydi. Karar veremiyor düz duvarı aşıp buralardan kaçsam mı diyor.Geri dönüyor benim yanıma koşuyor görevliyi hatırlayınca tekrar duvara....Sakin ol!, Gel buraya, ve bitti sanki hıç yaşanmamıştı daisy nin koşturarak geldiğini ayağımın dibine yattığını söyliyebilirim.Her adımda beni takip eder o şekilde bi çeşit odaklanma eğitimi gibi bişiydi aslında.Panik yapmaması için kalabalıkta ve acil durumlarda beni dikkatli dinlemesi ve diğer herşeyi duymaması için yaptığımız bi alıştırmaydı.İşe yaradı sakinleşip beni takip ederek sorun yaşamadan rahatça arabaya bindik.Biraz kendini toparlaması için kısa bir süre sonra veterinerimize gidip parazitlerimizden kurtulduk ilk daisy de kontrol ettiğim şey burnuydu kurumu ıslak mı? Islak tı ve soğuktu şükürler olsun....Sanırım egenin suyu havası daisy'nin ciğerlerine yaramış...Tahminimden daha sağlıklı ve sıhhatliydi hala da öyle şimdi o da bende huzurluyuz.Fiziksel olarak sağlığı yerinde olabilir ama ben yokken yaşadıkları, yaşadığı travma bunların açtığı yaralar sanırım hepsinden acıydı kim bilir neler yaşadı neler geldi başına.Bunu yanlızca o bilebilir.Keşke fırsatım olsada  başından geçenleri de size anlatabilsem lakin bu daisy' ile birlikte sır olarak kalacak...

1 yorum:

  1. Şu an neler yaşadığını da fotoğraflarla anlatmanı isteriz..

    YanıtlaSil

Lütfen Yorumlarınızı Paylaşınız.