Tabi bu arada diğer yavrucuklar içinde baya üzüldüm barınakları gezmek barınaktan bir köpek sahiplenen biri için oldukça zor. Barınakların durumu içler acısıysa üstüne daha da zor. Hemen internet'te başımdan geçen olayı anlatan bir yazı yazdığımda sağolsun bazı derneklerden insanlar aradılar. Dikili barınağında veteriner bile yok bu arada, sadece belediyenin köy hizmetlerinde ağıl hayvanlarına bakan birini görevlendirmişler tabi bu belediyecilik problemi, kırsal kesim belediyelerinde nasıl olmazda veteriner olmaz...Hayvancılık nasıl yapılacak bu memlekette sorarım.Üstelik yıl 2011 ayıp denir. Yuh denir meğersem acil veterinerlik durumu olanları gönüllü kişiler ve dernekler tarafından hallediliyormuş. Buda büyük bi başarı gerçi derneklere ve o gönüllülere teşekkürler. Açık yarası olan köpek sürünün içine salınmaz diye biliyorum ama orda durum öyle değil.Kavga çıkabilecek yetişkin grubun içersine sakatlanmış bir hayvanı açık yarası ile salamazsınız.
Kime anlatıyorsun tabi bir de orası var. Karşında muhatap bulmak zor belediyenin içi tıkır tıkır boş , dolu olsa ne olur? muhatap buluyorsun ama o da boş... Sabahları ancak öğlene kadar orada bir görevli bulunduğunu yemek ve su ihtiyaçlarını giderdiklerini öğrenebildim. Neresinden bakın hayvanlık , bile hayvana yaptırılmıyor işte. O kadar çok gereksiz tartışma yaşadıktan sonra izmir'e işlerimi halletmeye gitmem gerekiyordu, mecburen olayı kapatıp izmire gittim işlerimi halledip bir an önce geri dönmek için sabırsızlanıyordum biliyorum ki daisy beni gördü tanıdı artık sabretmesi dahada zor...Ve sabırsızlıkla beklediğimiz gün!!!! Sabaha kadar uyumayıp yollara koyuldum , malum görevli arkadaş belli zaman dilimlerinde orada oluyor bu yüzden kaçırmamak gerek.Barınak'a gelmeden son virajı döner dönmez kulaklarını dikmiş bana bakışını görebiliyordum.Beklediğim gibi emin olduğum haliyle bana bakıyor yolumu bekliyordu. Tabi size anlatabilmem için oraya benimle gelmenizi sağlamam gerek fakat bu mümkün değil.Sadece bunu içinize akan bakışları ve gözlerini bir an bile kaçırmayan bir yüzü gördüyseniz anlayabilirsiniz. Sanki bütün ruhunuza bakar karşınızdaki hani konuşmasada ne söyleyecekse söylemeden anlayacakmışsınız gibi gelir ya işte öyle. Sessizce söylediklerini siz çığlıklar şeklinde duyuyorsunuz.Geç kaldın ama umrumda değil hala seni bekliyorum der gibiydi hiç vazgeçmedim der gibiydi.O kadar korkmuş ve heyecanlanmıştı ki padog tan çıktığında nereye gideceğini bilmediği belliydi. Karar veremiyor düz duvarı aşıp buralardan kaçsam mı diyor.Geri dönüyor benim yanıma koşuyor görevliyi hatırlayınca tekrar duvara....Sakin ol!, Gel buraya, ve bitti sanki hıç yaşanmamıştı daisy nin koşturarak geldiğini ayağımın dibine yattığını söyliyebilirim.Her adımda beni takip eder o şekilde bi çeşit odaklanma eğitimi gibi bişiydi aslında.Panik yapmaması için kalabalıkta ve acil durumlarda beni dikkatli dinlemesi ve diğer herşeyi duymaması için yaptığımız bi alıştırmaydı.İşe yaradı sakinleşip beni takip ederek sorun yaşamadan rahatça arabaya bindik.Biraz kendini toparlaması için kısa bir süre sonra veterinerimize gidip parazitlerimizden kurtulduk ilk daisy de kontrol ettiğim şey burnuydu kurumu ıslak mı? Islak tı ve soğuktu şükürler olsun....Sanırım egenin suyu havası daisy'nin ciğerlerine yaramış...Tahminimden daha sağlıklı ve sıhhatliydi hala da öyle şimdi o da bende huzurluyuz.Fiziksel olarak sağlığı yerinde olabilir ama ben yokken yaşadıkları, yaşadığı travma bunların açtığı yaralar sanırım hepsinden acıydı kim bilir neler yaşadı neler geldi başına.Bunu yanlızca o bilebilir.Keşke fırsatım olsada başından geçenleri de size anlatabilsem lakin bu daisy' ile birlikte sır olarak kalacak...
Fırsat Cin'i
Daisy'nin Kurtuluşu Yazı Dizisi Yaşanmış İnanılmaz Hikaye! Gerçek Hayat hikayesi Mücize Yaşamlar Fırsatları Kaçırmayın Fırsatınızı Yakalayın
5 Ocak 2012 Perşembe
1 Ocak 2012 Pazar
Fırsatları Kaçırmayın - Fırsatınızı Kendiniz Yaratın -1-
Fırsatlar hayatımızın herhangi bir anında haberimiz olmadan çıkarlar ve sadece şanslı kişiler bunu fark ederler kimisi karşısına çıkan fırsatını kaçırmamak için çabalarken kimi kayıtsız kalır.Buradan yola çıkarak söylemeliyim ki hayatınızda fırsatları kaçırmayın fark ettiğinizde yakalayın ufak gibi görünen fırsatlar hayatınızı değiştirmek için büyük bir adım olabilir.
Kimsenin kimseye ikinci bir şans vermediği günümüz dünyasında süregelen adaletsizlik ve yozlaşmışlık o kadar bunaltmıştı ki bir gün karar verdim; Bana sunulan fırsatları değerlendiremediğim ve kaçırdığım için kendime çok kızdığım bir dönemde şans eseri yolum Ankara -Balgat Hayvan Barınağı yakınlarına düşmüştü tabela yı gördüğüm anı dün gibi hatırlıyorum. Ancak bilinç altı öyle farklı bir mekanizma ki bizden habersiz bilgi toplayıp irdeleyip karar verebiliyor.Soğuk Ankara kışlarından birinde 2005 senesi ocak yada şubat ayıydı tam hatırlayamıyorum dolmuştan indiğimi ve tabelaları takip ettiğimi hatırlıyorum gittiğim yerde yapacağım şeyi de tam olarak bilmiyordum ki içeri girdiğinizde bir şey düşünemiyorsunuz binlerce sahipsiz köpek padoglar da kümeler halindeydi.Görülmesi insanlığımızı keşfettirecek bir manzara yaşam alanlarını betonarme binalarla süslediğimiz doğal yaşantılarına imkan tanımadığımız yeryüzündeki ev arkadaşlarımız, bizim onları istemememiz üzerine toplanarak kontrol altına alınıp yaşam alanları daraltılıp sağlık problemleri giderilmeye fişlenerek kısırlaştırılarak sayısız zulmettiğimiz hayat arkadaşlarımız.Bizlerin onlardan daha fazla yaşam hakkı olduğuna kim inandırdı bizi, bizi üstün kılan onları hiçe saydıran neydi kendi egomuz muydu bilemeyeceğim. Hiç aklımda yokken birine ikinci bir fırsat vermenin hayatta kendi fırsatını yakalamanın bir yolu olduğunu öğrendim.Bu dünyada sevgisi hiç bitmeyecek vefanın anlamını sizlere hatırlatacak yeniden öğretecek konuşmasa bile çok şeyler anlatacak birisi. Bunları o an düşündüğümü söylersem sizi aldatmış olurum bu söylediklerimin hiç birini düşünmedim sadece tabelayı gördüğünüzü ve oraya gittiğinizi düşünün aklınızdaki tek şey etrafınızı gözlemlemek.
Bir yada İki saat dolaştıktan sonra bir görevliye padogların içine girip giremeyeceğimi sordum oda ancak gençlerin bölümüne sokabileceğini söyledi daha çok ikna ettim diyebilirim, öyle ki sizin etrafta dolaştığınız o an bütün köpekler biliyor ve ilgi göstermeniz için tel örgülere hücum ediyorlar öyle bi görüntü ki ancak daha önce öyle görmüş biri şaşkınlığını gizleyemez yada kayıtsız kalabilir benim farklı bi düşünce yapım var, etrafımı incelerken meraklı bakışları olanları tespit edip onların beni incelemesini ve benimde onları incelememi severim bütün köpeklerin beni süzdüğü çığlık çığlığa bağrıştıkları bir anda gözünün ucuyla uzak padoglardan birinde benim aksi yönümde buluna ve kesinlikle bana ilgi duyan köpeklerin etrafında olmadığı yanlız kalmayı tercih eden 5-6 aylık bir köpek . Çok asil, asilliği duruşunda diğer bütün köpekler tel örgülere benim olduğum tarafa hücum etmişken o tam aksi köşede tek başına benim aksi yönüme doğru çevirdiği uzun yüzüyle tam anlamıyla asil.Belli ki halinden memnun değil bıkmış belkide umut etmekten hatta yaşamak tan belkide yüzünden asalet akarken gözleri hep kaçamak bakışlar atıyordu, fark ettim seni ilgi göstermiyorsun gibi gözükebilir ama gözünün ucuyla beni takip ediyorsun,Padogu açtırıp içeri girmeye karar verdim uzun bir çizme verdiler ne olur ne olmaz izdiham yaşanırsa önlemimizi alalım diye.Ve nihayet içerdeyim inanılmaz bir görüntü bir heyecan üst üste çıkıp yüzümü yalamaya çalışan ellerimi kollarımı yalayan koklayan havlayan, zaman geçtikçe alışacaklarını düşünüyorsanız benim gibi yanılırsınız bitmeyen bi ilgi bitmeyen bir yalvarma söz konusu kayıtsız kalmak imkansız oradan tek çıkış biletleri sizsiniz neler yapabileceklerini tahmin bile edemezsiniz emin olun hepside aynı sevgi aynı ihtiyaç aynı ilgi için uğraşıyor adım atmanız ancak büyük çabalar ile mümkün sizi bırakmak istemiyorlar, Lakin sorulması gereken soru başka neden hala gelmedi o hale gözlerinin ucuyla süzmeye devam ederken neden hala yanıma gelmiyor? şansını denemiyor? Neden? Karar verdim demiştim ya verdiğim kararın ne olduğunu dolmuştan indiğimde bilmiyordum fakat o an itibariyle biliyordum.Adım kadar emindim üzgünüm diğer kuçular sizi ziyarete tekrar gelicem fakat bugünün şanslı köpeği arkadaşınız...Kucağıma alırken onu bağırışmalar hat safhadaydı yukarı kaldırarak diğer arkadaşlarının hışmından koruduğum ve zar zor dışarı çıkarabildiğim o anları her hatırlayışımda iliklerime kadar irkiliyorum.Evet şimdi ne olacak bakalım korkma bende küçük şey dediğimi hatırlıyorum, Veteriner hekim'e gidip kontrollerini yaptırarak çıkış işlemlerini tamamlamam gerektiğini öğrendim. Ne yapıyorum ben...O dakikalarda ne yaptığımı sorgulayabilecek durumda değildim ses tonunuzda heyecanınızın verdiği hafif çatlak ve titrek bi tınısı vardır ya konurken sanki her kelime düğüm düğüm olmuş zoraki çıkıyor ben bu haldeyim ya sen ufaklık.?...........
Kimsenin kimseye ikinci bir şans vermediği günümüz dünyasında süregelen adaletsizlik ve yozlaşmışlık o kadar bunaltmıştı ki bir gün karar verdim; Bana sunulan fırsatları değerlendiremediğim ve kaçırdığım için kendime çok kızdığım bir dönemde şans eseri yolum Ankara -Balgat Hayvan Barınağı yakınlarına düşmüştü tabela yı gördüğüm anı dün gibi hatırlıyorum. Ancak bilinç altı öyle farklı bir mekanizma ki bizden habersiz bilgi toplayıp irdeleyip karar verebiliyor.Soğuk Ankara kışlarından birinde 2005 senesi ocak yada şubat ayıydı tam hatırlayamıyorum dolmuştan indiğimi ve tabelaları takip ettiğimi hatırlıyorum gittiğim yerde yapacağım şeyi de tam olarak bilmiyordum ki içeri girdiğinizde bir şey düşünemiyorsunuz binlerce sahipsiz köpek padoglar da kümeler halindeydi.Görülmesi insanlığımızı keşfettirecek bir manzara yaşam alanlarını betonarme binalarla süslediğimiz doğal yaşantılarına imkan tanımadığımız yeryüzündeki ev arkadaşlarımız, bizim onları istemememiz üzerine toplanarak kontrol altına alınıp yaşam alanları daraltılıp sağlık problemleri giderilmeye fişlenerek kısırlaştırılarak sayısız zulmettiğimiz hayat arkadaşlarımız.Bizlerin onlardan daha fazla yaşam hakkı olduğuna kim inandırdı bizi, bizi üstün kılan onları hiçe saydıran neydi kendi egomuz muydu bilemeyeceğim. Hiç aklımda yokken birine ikinci bir fırsat vermenin hayatta kendi fırsatını yakalamanın bir yolu olduğunu öğrendim.Bu dünyada sevgisi hiç bitmeyecek vefanın anlamını sizlere hatırlatacak yeniden öğretecek konuşmasa bile çok şeyler anlatacak birisi. Bunları o an düşündüğümü söylersem sizi aldatmış olurum bu söylediklerimin hiç birini düşünmedim sadece tabelayı gördüğünüzü ve oraya gittiğinizi düşünün aklınızdaki tek şey etrafınızı gözlemlemek.
Bir yada İki saat dolaştıktan sonra bir görevliye padogların içine girip giremeyeceğimi sordum oda ancak gençlerin bölümüne sokabileceğini söyledi daha çok ikna ettim diyebilirim, öyle ki sizin etrafta dolaştığınız o an bütün köpekler biliyor ve ilgi göstermeniz için tel örgülere hücum ediyorlar öyle bi görüntü ki ancak daha önce öyle görmüş biri şaşkınlığını gizleyemez yada kayıtsız kalabilir benim farklı bi düşünce yapım var, etrafımı incelerken meraklı bakışları olanları tespit edip onların beni incelemesini ve benimde onları incelememi severim bütün köpeklerin beni süzdüğü çığlık çığlığa bağrıştıkları bir anda gözünün ucuyla uzak padoglardan birinde benim aksi yönümde buluna ve kesinlikle bana ilgi duyan köpeklerin etrafında olmadığı yanlız kalmayı tercih eden 5-6 aylık bir köpek . Çok asil, asilliği duruşunda diğer bütün köpekler tel örgülere benim olduğum tarafa hücum etmişken o tam aksi köşede tek başına benim aksi yönüme doğru çevirdiği uzun yüzüyle tam anlamıyla asil.Belli ki halinden memnun değil bıkmış belkide umut etmekten hatta yaşamak tan belkide yüzünden asalet akarken gözleri hep kaçamak bakışlar atıyordu, fark ettim seni ilgi göstermiyorsun gibi gözükebilir ama gözünün ucuyla beni takip ediyorsun,Padogu açtırıp içeri girmeye karar verdim uzun bir çizme verdiler ne olur ne olmaz izdiham yaşanırsa önlemimizi alalım diye.Ve nihayet içerdeyim inanılmaz bir görüntü bir heyecan üst üste çıkıp yüzümü yalamaya çalışan ellerimi kollarımı yalayan koklayan havlayan, zaman geçtikçe alışacaklarını düşünüyorsanız benim gibi yanılırsınız bitmeyen bi ilgi bitmeyen bir yalvarma söz konusu kayıtsız kalmak imkansız oradan tek çıkış biletleri sizsiniz neler yapabileceklerini tahmin bile edemezsiniz emin olun hepside aynı sevgi aynı ihtiyaç aynı ilgi için uğraşıyor adım atmanız ancak büyük çabalar ile mümkün sizi bırakmak istemiyorlar, Lakin sorulması gereken soru başka neden hala gelmedi o hale gözlerinin ucuyla süzmeye devam ederken neden hala yanıma gelmiyor? şansını denemiyor? Neden? Karar verdim demiştim ya verdiğim kararın ne olduğunu dolmuştan indiğimde bilmiyordum fakat o an itibariyle biliyordum.Adım kadar emindim üzgünüm diğer kuçular sizi ziyarete tekrar gelicem fakat bugünün şanslı köpeği arkadaşınız...Kucağıma alırken onu bağırışmalar hat safhadaydı yukarı kaldırarak diğer arkadaşlarının hışmından koruduğum ve zar zor dışarı çıkarabildiğim o anları her hatırlayışımda iliklerime kadar irkiliyorum.Evet şimdi ne olacak bakalım korkma bende küçük şey dediğimi hatırlıyorum, Veteriner hekim'e gidip kontrollerini yaptırarak çıkış işlemlerini tamamlamam gerektiğini öğrendim. Ne yapıyorum ben...O dakikalarda ne yaptığımı sorgulayabilecek durumda değildim ses tonunuzda heyecanınızın verdiği hafif çatlak ve titrek bi tınısı vardır ya konurken sanki her kelime düğüm düğüm olmuş zoraki çıkıyor ben bu haldeyim ya sen ufaklık.?...........
31 Aralık 2011 Cumartesi
Daisy'nin Kurtuluşu 2
.....Veteriner Kontrolünden sonra ancak çıkış işlemlerini gerçekleştirile bileceklerini öğrendikten sonra bir an çıkmak için koşar adımlarla oradan oraya kucağımda daisy ile koşturuyordum. Veteriner hekimin bana yardımcı olmak için özel bir alaka gösterdiği ortadaydı lakin Çankaya belediyesi görevlileri çuvallar içinde yaralı bir pitbull getirdi acil bir durum olduğu belliydi ameliyatlık... tam giderken bir an geri dönüp veteriner ben size mavi boyanın hastalık taşıdığını söylemeliyim ''Getirdiğiniz köpek barınak öksürüğü yani ''Kennel Cough'' hastasıdır tedavisi çok zor ve meşakatli daha sağlıklı bir köpeği sahiplenmenizi öneririm'' diyerek ameliyata girdi. Hayat öyle bir oyun oynuyor ki sizin karşısında ancak nutkunuz tutuluyor; gözlerinin içine baktığımda içime akan bütün benliği ile o hasta yavrucak bana kalmıştı kaderi benim elimdeydi orada kalması halinde bakımsızlık ve çevre şartlarından dolayı ömrünü hemencecik tamamlayacağı kesindi. 2 saate yakın orada öylece bekledim çıkış işlemi yapmaya karar verdim ancak nasıl kime gitsem padoga geri götürün başka bi tane alın daha küçük daha sevimli, lafa bak neden ???? Şimdi anlıyorum bütün köpekler üstüme atlarken senin neden uzaktan izlediğini ölümü beklediğini şimdi anlıyorum, Korkma küçük şey ben yanındayım, Ney'le karşı karşıya olduğumu anlatmaya uğraşırlarken kelimelerinin havada uçuştuğunu anlamaları biraz zaman aldı inatçıydım ve barınaktan çıkmak istiyordum artık.Sinirlerim darma dağın olmuştu biraz sesimi yükselterek normal sağlıklı bir köpeğin çıkış işlemlerini yapıyor gibi yapmalarını tedavisini üstleneceğimi söyledim.Öyle bi tedavinin olmadığını söylemeye çalıştılar ama anlamak istemedim o günlerde, karnesini almayı başardım.Şimdi nasıl gidicez eve tabiki taksiyle!!!Hoş geldin ''Daisy'' evine!.Eve geldiğimde günlerce uyuyacağını tahmin etmemiştim sürekli uyuyordu yemek yese kusuyor öksürük krizlerine giriyor helak oluyordu tabi bende bir süre gece bayılana kadar ayakta kalıp sabah uyandığımda sıçrayarak daisynin nefes alıp almadığını kontrol etmekle geçirdim. Kimsenin böyle bir duyguyu yaşamasını istemem her gün ölmek gibi birşey, eğer bu böyle giderse artık çok geç olacak farkındaydım.Veterinerleri gezdim yemek yememesi bir sorundu kusmasıda, Damar yolunu açıp serum verilmesi gerekiyordu biraz toparlaması için. damar yolunu açtırdım evde kendim serumunu bağlayarak takip etmeye başladım kusması biraz daha rahatsız edici dedi veterinerimiz, değişik bi ilaç verdi bu üst solunum yolunu toparlayacak ilaçlar sıra sıra olmaya başladı, ülser başlangıcı olduğunu öğrendik aman allahım dedim ben neye bulaştım böyle; Çok büyük bi söz verdim, yerine getiremeyeceğim türden. Bir süre böyle devam ettik yemesi düzeldi. Midesindeki ülser başlangıcı biraz daha iyiydi,derken herşey gene tersine döndü girdiğimiz bu savaş çok yorucu bir o kadar da zordu bu zor savaşta tek başıma galip gelemeyecektim çünkü öyle bir ilaç gerekiyordu ki 1 haftalık tedavisi nerdeyse benim 2 aylık maaşım kadar dı.Yardımını esirgemeyen hayvan sever dostlarımızı hiç unutmadık sağolsunlar internetten başlattığımız yardım çağrısına cevap türkiyenin bir çok yerinden yankı buldu hatta almanyadan da kimisi ilacı soğuk buz presinde uçak kargoyla gönderdi kimisi parasını herkese teşekkürler uzunca bir hayat yaşaması için yaptığınız bu iyilikler hiç unutulmadı.Daisy de bize bunun karşılığını savaşarak verdi gençlik hastalığını yendi kennel cough' ı yendi ülseri yendi, aralarında en zor olan Solunum cihazıyla olan 1 seneye yakın tedavimiz di eve özel solunum cihazı alıp astım hastalarına uygulanan tedaviyi aynen uyguladım daisy'e. Sağolsun ümitköyde bir veteriner hanımın eseridir o'da öksürük gitti yerine koşup oynayan mükemmel bir kız çocuğu geldi.Yaşadıkları sanki davranışlarını değiştirmiş karakterini etkilemiş senin benim gibi bir insan dı sanki oturur bir şeyler düşünürsün ya işte öyle bir tavrı karşınızda köpekte görmek sizi şaşırtmazmıydı beni hayretler içinde bırakırdı ve hala bırakıyor bazen o kadar zeki olmayabilir diyorum. Yüzüme vurur gibi aksini ispat ediyor.
28 Aralık 2011 Çarşamba
Bazen Olacakları Yönetemezsiniz Daisy -3-
Bazı an olacakları önceden kestirmeniz sizin iradenizde değildir ne kadar plan yaparsanız yapın hayatın sizin için önceden hazırladığı planı oynarsınız.Değiştirmek istemeniz bile sizin dışınızda yapılan planın bir parçasıdır; Öyle dir ki sistem sizden bağımsız yürümekte ve her ne olursa olsun işlemektedir.Bile bile müdahele etmek istesenizde edemezsiniz tıpkı Daisy' i almaya gitmemin bir tesadüf oluşu rastlantılar silsilesi ile sahiplenişim zorluklara rağmen hayatta kalmış olması mükemmel işleyen bir planın küçük bir parçasıdır.Bunu göz ardı etmek var olan herşeyi inkar etmek anlamına geliyor. İmkansız olan bir şey oldu ve herşey mükemmel gidiyordu...İş ve okul hayatımın ani çöküşü ile birlikte askere gitmem söz konusu olduğunda ise sorumluluk almanın ne demek olduğunu tam anlamıyla kavramış bulundum hayatın içinde bir başka canın tüm sorumluluğu sizle iken kime nasıl güvenir bırakıp gidersiniz bunun anlamı biraz karmaşık hele ki sağlık problemi olan birini nasıl olurda bırakabilirsiniz.Hele bir de haddinden fazla acı çektiyse aklımın bir ucunda kalıcaksın daisy elveda gitmeliyim...Uzunca bir süre ayrı kalacağız , başıma gelecekleri biliyordum o yüzden askere gitmeden onu izmir'e ayvalığa getirdim.Şehirden daha uzak daha rahat bir ortama sahip kaz dağlarının eteklerinde bol oksijen bol güneş açık alanı müsait diye,hazır ol kızım trene biniyorsun.Kiraladığım yataklı vagonda uslu uslu oturan mola verdiğimiz istasyonlarda dışarı çıkıp dilediği gibi koşturan daisy kalkma vakti usulca vagonuna geri döndü desem.Bu güne kadar bana en az zorluk çıkarma eğilimi içindeydi istesede istemese de sorsak belki gelmeyi istemeyecek fakat mecburen geliyor çünkü bana güveni tam.Neyse uzun bir yolculuktan bahsediyoruz barınaktan başlayıp ölmek üzereyken ülkenin bambaşka bir yerine yaptığı yolculuktan bunu onun tarafından incelemek anlamak lazım her ne kadar köpek diyip geçsek te işin aslı öyle değil onlarında öncelikleri onlarında beklentileri var bunlar ne dir? Diye düşünmek lazım trene binen bir köpek korkar çünkü hareket halindedir ve nereye gittiğini anlayamaz sürekli koku almaya çalışır heyecana kapılır... Bunlar onun içinde büyük adımlar.Bir şekilde izmire gelebildik trendeki görevlilerin gönlünü kazanarak birazda şansla sağ salim izmire vardık ama bu yolculuğumuzun başlangıcı idi , bir süre burda kalıp yerine alışmaya başlamışken ben askere gittim.Doğal olarak benim kendisini terk ettiğimi düşündüğünü sanıyorum kısırlaştırılmamış olması da ayrı bir problem di zira sağlık problemleri yüzünden kısırlaştırılması doğru değil demişti veterinerimiz zaten oldukça sağlık problemleri vardı, bu sebepten dolayı kısırlaştırmamıştım ben askerdeyken ailemin bana daisy'nin kaçtığını söylememesi ayrı bir sorundu bunu beni üzmemek için yapmış olsalar bile üzücüydü ve benim açımdan katlanılamaz dı. Zaman geçti ve ben asker den gelip daisy 'i sorduğumda şurda burda diye oyalamaya çalıştılar lakin bu o kadar basit değildi Bir işte çalışmaya başladım yaşamaya bile vakit ayıramıyordum öyleki hiç bir özel duruma müsait değildim. Çalıştım çabaladım bir kaza(belkide bir şans eseri işimden ayrıldım).Ancak vakit bulabilmiştim askerden geldikten 1 sene sonra aradan geçen 2 sene de öldümü yaşıyormu ne yer ne içer benim için varlığı bu kadar önemli olan Daisy için sorulan bu sorular çok önemli bir okadar da şaşırtıcıydı cevapları hakkında herkes bir yorumda bulundu...Daisy nerde ne yapıyor kaçtı dediler nereye gider uzun senelerdir tanıdığım coğrafyada kaçtı dedikleri her yeri aramaya karar verdim bu öyle basit bişi değildi yaklaşık 2 büyük ilçe ve bir çok kaza' yı kapsayan bu arama nerdeyse 800-1000 km lik bir mesafe ediyordu her yeri aramalı doğru hareket etmeliydim ya öldüyse .... ya bir araba çarptıysa ya hastalıktan yorgun düştüyse, bu soruları ömrüm boyunca sormaktan sa geç olmadan cevap aramalıydım. Nerelere bakmam gerektiğini düşündüm en başından başladım en yakın siteden ordakiler bir süre gördüklerini beslediklerini sonra başka bir köpek sahibinin ilgi gösterdiğini bir köye götürdüğünü bir süre baktığını buldum o köy yaklaşık 40-45 km uzaktaydı gittim.Aynı gün kişiyi buldum ne olursa olsun arayacaktım.Sorularıma istediğim cevapları bulamadım bir çiftliğe verdiğini şimdi o çiftliğin kapatıldığını öğrendim Kanımın fokurdadığını hala hissediyorum...Sağlığı yerindeydi en azından hala kaza bela ile karşılaşmamış diye kendimi avuttum bir süre daha aradım civar köylere yaptığım ufak geziler le araştırmaya devam ettim öyle ki daisy e benzeyen köpekleri bulmak belkide yavrularının izini bulurum düşüncesiyle her yeri aradım taradım Bergama Barınağına Ayvalık küçük köy hayvan barınağına ve en son dikili hayvan barınağına baktım öyle ki Dikili son durağımdı artık ümitlerim tükenmiş moralim yerle bir olmuştu son umudum dikili barınağında Onu göreceğimi hiç ummuyordum sadece gittim en azından çabaladım demek için yola koyuldum o gün sabah uzun bir yol du ve hatta kaza yaptım belkide geri dönecektim arabayla yaptığım ufak kaza beni geride döndürebilir di yılmadım gittim....Meğer kader beni sınıyormuş gittiğimde 1km uzaklıkta gördüğüm padogların içinden daisy'nin bakışlarını ayırt edebiiyordum desem...Bana bakıyordu..Geldiğimi gördü dedim içimden gerçekten öyleydi daha diğer köpekler farkına varmadan bana bakıyordu hep o yolu gözlediğini adım gibi biliyorum gelecek sahibim bir gün burdan gelecek diye düşündüğünü biliyordum!!! Geldim.. diye hıçkıra hıçkıra çıkan bir sesim var dı arabanın içinde bir yandada ya o değilse diyordum ama bir yanım orda olduğunu hissetti Bunu bütün varlığımla anlıyordum.Daha önce yaşamadığım bir duygu bu evet kesinlikle o olmalı yaklaştım arabayı park ettim uzaktan gördüğüm kafesi bulmaya çalışıyordum ki göz göze geldim...Daisy olmalı başka bi köpek olamaz uzun süredir görmesemde hissettiğim o! her halini bilirim biraz olgunlaşmış ama o daisy biliyorum!!!Seslendim onun anlayacağı bir kaç bişi söyledim önce anlamadığını sandım sonra bakışları hareketleri o kokumu alıp emin olduktan sonra yaptıklarıydı beni kendine düşkün eden size ne anlatsam boş size kilometrelerce uzaktan benim kokumu aldığını orda ilk onu aldığım gün kü gibi beklediğini ama bu sefer gelceğimi bildiğini söylesem inandıramam ama inanın ki öyle beni gördü ve herşey bir anda değişti seni çıkarıcam burdan dedim çünkü görevli kimseyi bulamadım bunca köpek aç susuz barınakta kaderlerine terk mi edilmiş....Belediyeye yaptığım o günkü ziyarette muhatab bile bulamadım onlarla ilgilenen bir kişi olduğunu onunda sabah erken saatte gelip yemek verdiğini öğrendim....Hala açtıracak kimseyi bulamadım geri dönüp tellerin ardından veda ettim gelip seni alıcam merak etme Daisy!.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









